Ünlü İnsanların Sözleri

Ünlü şahısların sözleri Henuz Yorum Yok »

Dünyada her millet icraatina tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır.
Mustafa Kemal Atatürk

İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.
Atasözü

Küçük hırsız El feneri, Büyük hırsız Deniz feneri kullanır. Ancak her ikisinin de çalışması için ampul gerekir.

Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır;Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanri’yı kullanırlar
Giordano Bruno

Adaletsizliği önleyecek gücümüzün olmadığı zamanlar olabilir ama; Adaletsizliğe itiraz etmeyi beceremeyeceğimiz bir zaman asla olmamamalıdır.
Elie Wiesel


Toplam Okunma: 2508 | Bugünkü Okunma: 12 | En Son Okunma: 03.09.2010 - 21:58

GÜÇLÜ KADINLAR

Ünlü şahısların sözleri Henuz Yorum Yok »

Güçlü kadınlar vardır, her işlerini kendileri halletmeye çalışan. Anne babaları tarafından böyle yetiştirilen. Onlar kendi paralarını kendileri kazanmak isterler. Evdeki tüm tamirat, tadilat işlerinden anlarlar. Bir erkeğe mecbur kalmadan da hayatlarını devam ettirebilirler. Faturalarını kendileri yatırırlar. Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar. Hatta etraflarının yükünü de üstlenirler. Özgürlüğü severler, dik durmayı da, güçlüdürler çünkü…
 
Âşık olduklarında hissederek yaşarlar. Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük beklentilere de girmezler. Sevdiklerine problem çıkarmazlar. Bütün gün çalışıp durduktan sonra, akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım dediğinde, hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden almalarına gerek kalmadan, o her neredeyse onun olduğu yere giderler.
 
Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları sıkıntıdan, yansıtmazlar çünkü. Para var mı, işyerinde sıkıntı mı oldu, birine canı mı sıkıldı, hiç bunlarla yormazlar birlikte oldukları erkeği. Çünkü istemezler kimse onlara acısın.
 
Sonra da bir bakarlar ki, bu kadar dik durmanın ve sorun çıkarmamanın karşılığında gerçekten de kimse onlara acımaz. Bu durum zamanla gelenekselleş ir ve acınmama ile sorun çıkarmama hali yaşam tarzına dönüşür. Ezkaza dayanamayıp sorunlarını paylaşmaya kalksalar, bu sefer de sorunlu kadın, kaprisli kadın, tahammül edilmez kadın damgasını yerler. Bu yüzden de terk edildiklerinde bile hiç seslerini çıkarmaz bu güçlü kadınlar! Terk eden erkek de bilir onun ne kadar güçlü olduğunu ve onsuz da yaşayabileceğini, içinde yaşadığı fırtınalardan bihaber.
Sonra bir dosttan, eşten, ya da tanıdıktan duyarlar ki onu terk eden gitmiş erkeğe muhtaç yaşamak zorunda olan biriyle beraber olmaya başlamış. Erkekler çok severler böyle kadınları. Birinin ona muhtaç olduğunu görmek bir çok duygusunu okşar erkeğin.Onlara kendini erkek gibi hissettirir! Bu zayıf kadınlar erkeklere bağımlıdır.
 
Mesela fatura filan yatıramazlar, anlamazlar çünkü. Nerden yatırılır onu da bilmezler. Ev ya da yemek alışverişi de yapmazlar, çünkü taşıyamazlar onca torbayı. Hep yorgun olurlar, bütün gün spor salonları, kuaför, o mağaza, bu mağaza gezerler. Akşama yemek yapmaya fırsat bulamazlar. akşam eşleri eve geldiğinde, bugün nereye yemeğe gidelim, diye sorarlar. En kötü ihtimal dışardan yemek söylerler. Zayıf kadınlar doğurdukları çocuğa bakacak gücü de kendilerinde bulamazlar, pamuklar içinde yaşamaya alışmışlardır bir kere. Kendilerini hep altın tepsi içinde sunarlar. Huysuzluk da ederler, ama bu erkeğin hoşuna gider, çünkü kadın ona muhtaçtır, söylenmeyen güçlü kadının aksine, hiçbirşeyi beğenmedikleri gibi devamlı da mutsuzdurlar. Pek teşekkür etmezler, kıskançlık krizlerini de severler  Kocasının ve sevgilisinin hayatlarını karartırlar. Erkekler bu kadınları asla terk edemezler. Çünkü o güçsüz, kırılgan bir kadındır. Ayrılırsa kurda kuzuya yem olur. Koruyup kollanmalıdır her an o!
 
Zayıf kadınlar hiç çökmez, buruşmaz ve yıpranmazlar. Ancak işin ilginç yanı her zaman daha değerli olanlar da onlardır. Ve geride kalan güçlü kadınlar tüm bunların nasıl gerçekleşebildiğ ine sadece bakakalırlar.
 
 
AYLİN KOTİL SARIGÜL

 


Toplam Okunma: 3894 | Bugünkü Okunma: 12 | En Son Okunma: 03.09.2010 - 21:58

‘O kadar mutluyum ki, utanıyorum’ VOLTAIRE

Ünlü şahısların sözleri Henuz Yorum Yok »

Hayatı boyunca  ya hastaydı ya hastalık hastası.

41 yaşında bir arkadaşına yazdığı mektupta

‘gene’ hastalandığından   şikâyet etti ve ‘Birkaç

 yıllık ömrüm kaldı’ dedi.

Voltaire, bu mektubu bitirdikten 43 yıl sonra

öldü.

Her Allah’ın günü bir şeyin kanser yaptığı veya

 kansere iyi geldiğinin açıklandığı bir dünyada

 yaşıyoruz.

Sıska, sıkı ve sağlıklı yaşamak neredeyse din

haline geldi.

Voltaire, kolesterol, trigliserit, AIDS ve kuş

gribinin bilinmediği çağların adamıdır.

Bir şeyleri doğru yapmış olmalıydı ki,

 insanların genellikle kırkına gelmeden öldüğü

on sekizinci yüzyılda, 84 yaşına kadar yaşadı

 ve bir daha kalkmamak üzere yatağa

 düşünceye kadar aktif bir hayat sürdü.

Voltaire’in uzun ömrünün sırrı NE

 olabilir?

Uzun yıllar düşünür için sekreter ve uşak

 karışımı bir şey olan

Sebastien Longcahmps, Voltaire’in hep

‘İnsanın sağlığı tamamen kendi ellerindedir’

dediğini yazdı.

‘Bunun üç temel ayağı var derdi: ayıklık, her

 şeyde ölçülü olmak ve hafif egzersiz yapmak.

Kaza dışında, insanın başına gelen bütün

hastalıklarda bizi sağlıklı halimize iade etmeye

 uğraşan doğaya yardımcı olmak yeter.

İnsan aşağı yukarı her zaman diyetinde sıkı

 olmalı, uygun ve sürekli sıvı almalı

ve hep basit şeyler yemelidir.

Yanında bulunduğum süre içinde onu hep

 bunları yapar gördüm.’

Uzun ömrün sırrı

Bunlar büyük bir sır değil aslında.

Her şeyde ölçülü olmak aklı başında her

 insanın uyguladığı bir prensiptir.

Bence Voltaire’in uzun ömrünün sırrı

 vücudunda değil kişiliğindedir.

Voltaire uzun yaşadı, çünkü mutluydu.

Öğrenmeye meraklıydı ve müthiş zengin

olmasına rağmen, bir dakikasını boşa

 harcamadı.

Ölmeye vakti yoktu.

Binlerce mektup, yüzlerce sahne oyunu, kitap,

 makale yazdı.

Saray yavrusu evinde her zaman misafir vardı.

‘Ben Avrupa’nın hancıbaşısıyım’ dedirtecek

 kadar.

Adaletsizliğe hiç tahammülü yoktu.

İlkel Fransız yargısının hışmına uğramış

insanları kurtarmak için, tek başına, tarihe

 geçmiş kampanyalar yürüttü.

İnsanların hakları olmayan bir dönemde insan

 hakları için mücadele etti.

Kiliseyle ve bağnaz rahiplerle yaşam boyu

dalga geçti.

Ölüm döşeğinde papazlar onu pişmanlık

 getirmeye, şeytanı lanetlemeye davet

ettiklerinde

‘Şimdi yeni bir düşman kazanmanın zamanı

 değil’ dedi.

Bence, Voltaire’in en büyük özelliği yaşamdan

 zevk almasıydı.

‘O kadar mutluyum ki utanıyorum’ diye itiraf

 etti bir arkadaşına.

‘Ben neredeysem dünya cenneti oradadır’ dedi.

Son bir şey daha var, onu unutmayayım.

 

Hiç evlenmedi!


Toplam Okunma: 3879 | Bugünkü Okunma: 12 | En Son Okunma: 03.09.2010 - 21:58

Ünlülerden alıntılar

Ünlü şahısların sözleri Henuz Yorum Yok »

“Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez.” (Montaigne)                     

“Oyunu kaybederseniz  kuralı değiştirin.” ( Murphy)

“İnsan sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.”( Malcolm Forbos)

” Para herşeyi yapan diyen adam, para için herşeyi yapan adamdır.” ( Benjamin Franklin)

“Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.”(Joe Louis)

“Başarının sırrını bilmiyorum ama başarısızlığın yolu herkesi memnun etmeye çalışmaktan geçer.” (Bill Cosby)

“Bir araya gelmek bir başlangıçtır, beraberliği sürdürmek bir ilerleme… beraber çalışmaksa gerçek başarıdır.”(Henry Ford)

“İyi olduğunuz için herkesin size adil davranmasını beklemek, vejeteryan olduğunuz için boğanın size saldırmayacağını düşünmeye benzer.”(Dennis Wholey)

“Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.”(Peyami  Safa)

“Geçici bir güven uğruna temel özgürlüklerinden vazgeçmek ne özgürlüğü hak ederler ne de güveni.”(Benjamin Franklin)

“Bir insanın hayatının ikinci yarısı ilk yarısında kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.”(Dostoyesvski)

“İyi kararlar tecrübelerden kaynaklanır. Tecrübe ise kötü kararlardan…”(Barry Lepatner)

“Hakları ve zevkleri ellerinden alınan gençler, onların yerine daha gizli ve tehlikeli olanları koyar.”(J.J. Rousseau)

“Kişilikli olmak, kimse görmediği zaman da doğru olanı yapmaktır.”(J.C.Watts)

“Gülmek iki insan arasındaki en yakın mesafedir.”(Victor Borge)

“Büyük adım atmaktan korkmayın, uçurumu küçük sıçramalarla gecemessiniz. (anonim)

“Küçük şeyler gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.”(Eflatun)

“Hepimizin aynı fikirde olması iyi birşey değildir. Yaratıcılığı ortaya çıkaran fikir ayrılıklarıdır.”(Aldous Huxley)

“Gelecek için yapılan en iyi hazırlık, bugünden mükemmele ulaşmaktır.”(Sir William Osler)

“Her zaman güvensizlik göstermek, her zaman güvenmek kadar büyük yanlışlıktır.”(Goethe)


Toplam Okunma: 4079 | Bugünkü Okunma: 12 | En Son Okunma: 03.09.2010 - 21:58

Atatürk’ün sözleri

Ünlü şahısların sözleri Henuz Yorum Yok »
ATATÜRK’ün SÖZLERİ
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.
Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar “Tam Bağımsızlık” ve “Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlik”ten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir…
Bütün ümidim gençliktedir.
Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
Ne mutlu Türküm diyene !
Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
“…bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.”

Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.

Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı… Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.
Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir…”
Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.
Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
“Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.”
Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.
Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
Yurtta sulh, cihanda sulh.


Toplam Okunma: 5595 | Bugünkü Okunma: 0 | En Son Okunma: 09.08.2010 - 11:55
Page 1 of 212
Powered by NOVA ve